kırık ve ışık

Bölüm 1: Başlangıç

Hatırladıklarım Açıkçası biraz güneş ışığı hatırlıyorum, yer değiştiriyor, sağ üst taraftan vuruyor yüzüme. Gözümü kamaştırıyor.Gözümü kapatıyorum. Sonra farklı bir sahne, babaannem bir lokma ekmek içini domates suyuna banmış ağzıma sokuyor. Aç mıyım yoksa gayri ihtiyari mi açıyorum ağzımı bilmiyorum. Bir şeyler söylüyor anlayamıyorum. Aslında anlarım ama dikkatimi veremiyorum, sanki herşey yavaş bir modda ve ben…

BA-ba

**“Masallardaki şu prens var ya hani… O, benim babamın gençlik versiyonudur.Kral babamın kendisidir. O yaşlı, iyi ihtiyar da babamdır.Değirmenci de babamdır. Kurtarıcı da babamdır. Pinokyo’nun Geppetto’su da babamdır; hatta o hikâyede Pinokyo benim.Bütün iyi, güzel karakterler babamdır.O karakterlerin en sevileni, en yakını kimse… o da benim. Okuldan nefret ederim çünkü babamla gezmek varken okulda olmak…

6 sene 6 asır

Hava kararmaya başladı yine. Akşam olmasından nefret ediyorum! İçimde inanılmaz bir sıkıntı var.Alışkanlık mı oldu yoksa içime mi doğuyor? Birazdan gelir. Akşam yemeğinde, daha 2 lokma yemeden, yemeklere hakaretle başlar. Tok geliyor çünkü! Tok ağırlamak zor demişler. Bu akşam izleyeceğim sahne dünkünden beter mi olacak? Yoksa ortalamayla kurtulur muyuz? Bu filmden çok bıktım. Allah’ım yardım…

Bir Cevap Yazın